FANDOM


Şablon:Sil

Dosya:Zygmunt III Waza.jpg
Lehistan 1593-1606 Osmanlı-Avusturya Savaşı'nda, Austurya'nın Eflak, Erdel ve Boğdan'a yerleşmesinden endişe duyarak Osmanlı'lar ile işbirliği yapmıştı. Ancak daha sonraları Katolik III. Zygmunt Waza'nın gittikçe Avusturya ya yaklaşması ve Leh müttefiği Kozakların {Kazaklar (Slav)}İstanbul boğazına kadar gelen yağma akınları, Leh asillerinin Boğdan tahtı üstünde hak iddia etmeleri ve bu yönde yaptıkları girişimler Osmanlı Lehistan ilişkilerini germişti. Hatta Özi valisi İskender Paşa 1615 de birleşik Leh-Kozak güçlerini yenmiş, 1617 de Lehistan ile Stanislaw Zolkiewski ve Özi valisi İskender Paşa arasında Yarıga (Bosa) anlaşması imzalanmıştı. Ancak buna rağmen Lehistan ve Kozakların faaliyetleri durmadı. Lehistan'ın da gönderdiği birlikler ile ayaklanan Boğdan voyvodası Gaspar Gratiani'yi, İskender Paşa 17-20 Ekim 1620'de Yaş civarında yenip Boğdan da yeniden hakimiyet kurdu. Kozaklar’ın aynı yıl 50 bin kişilik bir kuvvetle Kili ve Akkirman dolaylarına düzenledikleri saldırı sonrası Osmanlı-Leh ilişkileri tamamen koptu. I. Ahmed’in son zamanlarında düşünülmüş olan Leh seferi, hem II. Osman'ın kendini asker ve halk nezdinde kanıtlama fırsatı yaratacağından hem de Avrupa’da 1618’de başlayan Otuz Yıl Savaşları ve İran’la 1618’da imzalanan Nasuh Paşa Antlaşması'nın sağladığı olumlu koşullar nedeniyle tekrar gündeme geldi. II. Osman'ın Lehistan seferi hazırlıklarına başlamasından sonra, ne Leh Kralı III. Zygmunt Waza nın Sigismund’un gönderdiği elçi ne de İngiliz Elçisi John Eyre’nin arabuluculuk girişimleri bir sonuç sağlamadı. Bazı araştırmacılara göre, II. Osman, ecdadı gibi cihangir olup, şöhret kazanmak istiyordu ve özellikle de İskender Paşa’nın parlak başarıları bu arzusunu kamçılamıştı.
Dosya:Genç Osman.JPG

II. Osman serdarlığında, 7 Mayıs 1621’de görkemli bir törenle İstanbul’dan ayrılan ordu, Balkanlar’dan sonra büyük sıkıntılarla bataklık alanlarda ilerledi ve bu sırada birçok hayvan telef oldu. Hatta padişah otağını taşıyan develer yolda kalınca, Safevî şahının daha önce hediye olarak İstanbul’a gönderdiği ve bu seferde orduya dâhil edilen dört adet fil bu işte kullanıldı. II. Osman, Kamaniçe Kalesi üzerine yürünmesini istiyordu. Ancak Hotin’den iki menzil geride, Prut Nehri kenarında Kozaklar’ın bekledikleri anlaşılınca önce bunların üzerine yürünmesi kararlaştırıldı.

2 Eylül’de Hotin yakınlarındaki dağlık bir araziye varıldı. Bu bölgede Osmanlı öncüleri ile Kozaklar arasında çarpışmalar yaşandı. Bu sırada yetişen Leh güçleri Kozaklara katıldılar. Mevcudu 55 bin askerin altında olmayan Leh-Kazak ordusu Hotin Kalesi önünde mevzilenmiş, siperlere girerek bir milden daha uzun ve bir o kadar da genişlikte olan kalenin etrafını çevirmişti. 3 Eylül’de Hotin önlerine gelen Osmanlı ordusunun mevcudu ise yaklaşık 100 bin kişi idi.

Bir ay kadar süren çatışmalarda iki taraf da üstünlük sağlayamadı. Genç padişahın bütün çabalarına rağmen, askerin isteksizliği yüzünden Leh ordusu siperlerinden sökülüp atılamadı. Taraflar artık tam manasıyla bir kördüğüm hâlini alan bu savaşı bütün güçleriyle sürdürmeye çalışırken zaman zaman da sulh için zemin yokluyorlardı. İki tarafın kaynakları da sulh talebini, yani bir bakıma yenilgiyi kabul etmenin utancını karşı tarafın omuzlarına yükleme eğilimindedir. Bir netice alınamayacağı anlaşılınca, Eflak voyvodasının aracılığı ile iki devlet arasında 9 Ekim 1621’de Hotin Antlaşması imzalandı. Buna göre, Lehistan, Kozaklar’ın saldırılarına mani olacak, Boğdan, Eflak, Erdel ve Macaristan’ın içişlerine müdahale etmeyecek, Kırım hanları ve Boğdan voyvodaları Lehistan ile ilişkilerini eski antlaşmalara uygun olarak sürdürecekti. Buna karşılık Osmanlılar, Kırım ve Boğdan kuvvetlerini Leh arazisine akından men edecekti.

Antlaşmanın imzalanmasından birkaç gün sonra II. Osman orduya İstanbul’a dönüş emri verdi. Bizzat padişahın komuta ettiği bu sefer halka büyük bir zafer olarak takdim edildi. İmparatorluğun diğer eyaletlerine zafernâmeler gönderildi, genç padişah Kanunî Sultan Süleyman’ı aratmayacak bir zafer alayı eşliğinde İstanbul’a girdi. şehir baştanbaşa donatılıp, üç gün üç gece zafer kutlandı. Ancak devrin kaynakları genelde seferin başarısız olduğunu söylerler.
Dosya:Chocim stronghold.jpg

Hotin Seferi’nde Osmanlılar’ın istediği başarıyı kazanamamasının sebeplerinden ilki 1621’de iklimin normal değerlerinden daha yağışlı olmasıdır. O yıl ilkbahar soğuk, rüzgârlı ve çok yağışlı geçmişti. Osmanlılar için Balkanlar’ı geçmek bu yüzden çok zahmetli olmuştu. Bir diğer sebep Osmanlılar’ın sefer organizasyonunda yanlışlar yapılmasıdır. Zira Temmuz ortasında Leh sınırına ulaşacağı planlanan ordu, buraya ancak Eylül başında varabilmişti. 42 günde kat edilmesi düşünülen sefer yolculuğu 87 gün sürmüş, bu da ordunun gücünü yitirmesine, zayıflamasına, savaşta kullanılacak atların güçsüzleşmesine yol açmıştı. Bu seferde alınan kötü sonuç ve askerin sefer sırasında gösterdiği disiplinsizlik ayrıca II Osman'ın yeniçeriler aleyhine yeni bir ordu kurma düşünceleri içinde en önemli neden olmuştur. [1]

This page was moved from wikipedia:tr:Hotin seferi. It's edit history can be viewed at Hotin seferi/edithistory


Kaynak hatası <ref> etiketleri var, ama <references/> etiketi bulunamadı

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Also on FANDOM

Random Wiki